DOLAR 9,1984-0.15%
EURO 10,76150.02%
ALTIN 527,29-0,05
BITCOIN 6085201,72%
Van
10°

AÇIK

05:49

İMSAK'A KALAN SÜRE

Emre An

Emre An

14 Eylül 2021 Salı

Kendini değil, kentini düşünen lazım!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yazıma başlamadan önce İpekyolu Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Sayın Sinan Aslan’a Van’a kattığı değerli hizmetlerinden ötürü teşekkür ediyor, yeni görevinde kendisine başarılar diliyorum.

Şimdi gelelim asıl konumuza…

Aslında konumuz tam da bu…

Van halkı arasında hep bir tabir vardır, ‘sahipsiz memleket’ derler.

Peki neden sahipsiz…

Çünkü bu memlekete hizmet yapılmasını değil cebini doldurmasını isteyenler var.

Zirveye bakıyoruz, herkes halinden memnun.

Fakat en dibe baktığımızda durum çok vahim.

Zirvede şirketler, ihaleler, çekler, senetler fink atıyor.

Dipte ise işsizlik, çaresizlik ve sefalet var.

Kimse, kimsenin kazancına malına mülküne laf etmiyor, edemez de…

Fakat bu memlekette herkes zirveye oynuyor. En diptekiler kimsenin umurunda değil.

Oysaki isteyen kişi hem kendine hem de kentine faydalı olamaz mı?

Bu memlekette insanlara istihdam alanı oluşturan biri emin olun kendine de kentine de değer katar.

Bizde maalesef bu düşünce yok.

Herkes kendini düşünüyor, kentini düşünen yok.

İşte bu yüzden sahipsiz bir memleketiz…!

Aslında yapmalarını bir kenara bırakın, yapmak isteyenlere de engel olunuyor.

Bu memlekette kendilerinden başka kimse kazansın istemeyenler var.

 

2016 yılının Ağustos ayında vatani görevimi yapmak üzere Van’dan ayrılmıştım. 2017 yılında Van’a döndüğümde bambaşka bir Van gördüm ve gerçekten yapılan hizmetler beni çok şaşırtmış, işte bu… Van bu tür hizmetleri hak ediyor demiştim.

Tabi ki Edremit’te yapılan sahil bandı projesinden bahsediyorum. Bana göre Van’a yapılmış en değerli hizmetti. Kimin yaptığına gelince Kayyum olarak dönemin belediye başkan vekili Atıf Çiçekli tarafından yapıldığını öğrenmek bir Vanlı olarak beni üzmüştü. Aslında böyle bir hizmeti Vanlı biri tarafından yapılmasını beklerdim.

Atıf Çiçekli kimdir, nedir, necidir veya nerelidir bilmiyorum. Kendisiyle hiç yüz yüze gelme imkânımız olmadı fakat yapmış olduğu hizmetten ötürü kendisine teşekkür ediyorum.

Sadece sahil bandı değil Edremit Kız Kalesi’nde yaptığı büyük değişim, halk plajı gibi diğer birçok hizmet.

Görev süresi dolunca kendisi başka bir göreve atanarak şehrimize geride bıraktığı bu güzel hizmetlerle veda etti Atıf Çiçekli.

 

 

Yine kentimizde birbirinden değerli hizmetlere imza atan bir diğer kişi ise İpekyolu Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Sayın Sinan Aslan oldu.

İyiydi, kötüydü bilemem. Kişiliği değil, hizmetleri kendine hayran bıraktı.

Hiç şüphesiz Van’a kattığı en kıymetli hizmetleri Eğitim köşkleri, Sanat Galerisi ve en önemlisi Sahil Bandı Projesi oldu.

Batı standartlarındaki eğitim köşkleri gelecek nesillere umut vadediyor.

Sanat Galerisi ve sanat sokağı yine aynı şekilde Van’a prestijli modern bir görünüm kazandırdı. Van böyle yerleri çoktan hak ediyordu.

Sahil Bandı Projesi bitince emin olun ki Van’a yapılmış en önemli hizmetlerin başında yer alacak diye düşünüyorum.

Bu ve bunun gibi birçok hizmeti kentimize kazandıran Sinan Aslan maalesef görev süresini tamamlayarak başka bir ile atandı.

Bu tür hizmetleri görünce düşünmüyor değilim, madem bu tür imkanlar vardı, madem Van bu tür projelerin yapılması için bir potansiyele sahipti, bu zamana kadar neden kimse çıkıp böyle hizmetler yapmadı.

Van’dan ayrılmadan önce kente kazandırdığı hizmetlerin bir bir açılışını yapan Sinan Aslan’da bir şey dikkatimi çekti.

Her konuşmasında veda konuşması havasında konuştu ve Van halkına bir mesaj verir gibi bir hali vardı.

Özellikle henüz yapım aşamasında olan sahil bandı projesi ile ilgili üstüne basa basa “Buraya sahip çıkın” diyerek halka mesaj veriyordu.

Bu cümleden sonra merak ettim doğrusu acaba bu projenin yapılmasını istemeyen birileri mi var?

Henüz bitmeyen bir proje için sahip çıkın kelimesinin üstüne basa basa söylenmesinde elbet vardır bir keramet.

Sinan Aslan’da fark ettiğim ve dikkatimi çeken bir diğer şey ise Van’dan gitmek istemiyor gibi bir hali vardı.

 

Geçtiğimiz günlerde hatırı sayılır bir ağabeyimin köşe yazısını okudum. Köşe yazısında Sinan Aslan’ın bazıları tarafından imza toplanarak gönderilmek istendiği iddia ediliyordu. Tabi bu ne kadar doğru, ne kadar yanlış bilemem. Ben sadece okuduğum kadarını ifade etmek istedim.

 

Eğer bu iddia edilen şey doğru ise benim düşüncelerimde yanılmadığımı gösterir.

Velhasıl Van halkının dediği gibi sahipsiz memleket olan şehrimiz birçok konuda her türlü hizmete, yatırıma elverişli olmasına rağmen bu tür hizmetler yapılmıyor, yapılmak istenmiyor veya yapılması uzun yıllar sürüyor.

 

Eğer bu şehre hizmet etmek istenseydi, halkı, garibanı, fakir fukarayı düşünenler olsaydı; Van Çevre Yolu şimdiye kadar çoktan açılmış olurdu. Van’da yeni fabrikalar kurulmuş, birçok istihdam alanları oluşturulmuştu. Vanspor aylarca sahipsiz kalmazdı. Eğer ilimizin gelişmesi istenseydi şuan Van’da ikinci üniversite kurulmuş olurdu. Van iki hastaneyle yetinmeyip bunlara yeni ve başka hastaneler ilave edilerek sağlıkta başarılı bir konumda olunurdu. Doğunun en önemli şehri olan Van gibi bir yerde turizm şahlanırdı. Yanı başımızdaki İran Sınır Kapısı’ndan mahrum kalınmazdı. Eğer Van’a hizmet edilseydi bugün Van’da işsizlik bu seviyede olmazdı. Hizmet yapmak bir yana birde hizmet yapılmasını istemek önemli.

 

Ben merak ediyorum acaba kim ne kadar istiyor.

Hizmet derken öyle yol yaptım, kaldım yaptım, park yaptım denilecek hizmet değil. Bunu her belediye her sene rutin bir şekilde yapıyor zaten.

 

Bunu Tunceli’de komünist partisi de yapıyor, Adana’da CHP’de yapıyor. Mardin’de kayyum da yapıyor, Van’da kayyum öncesi HDP’de yapıyordu zaten.

 

Yol, su, kanalizasyon ve elektrik hizmetleri temel ihtiyaç olan hizmetlerdir. Bunu her belediye zaten yapıyor ve yapmak zorunda. Hizmet derken oteller, fabrikalar, hastaneler, okullar, sosyal alanlar, turizm alanları ve istihdam açısından fayda sağlayacak yatırım ve hizmetleri kastediyorum.

 

Uzun lafın kısası Van halkı artık taziye ziyaretlerini, seçim zamanı dinlenen sorunları, yapılan yolları, parkları, kaldırımları ve verilen vaatleri hizmetten saymıyor. İnsanlar iş istiyor, aş istiyor, huzur istiyor. Eğer hizmet edilecekse halka faydalı olan hizmetler yapılsın istiyor.

Tabi bu kimin ne kadar umurunda orası da muamma…

 

Devamını Oku

Vanspor ve Servet Yenitürk…

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Öncelikle yaklaşık 3,5 yıldır takıma emek veren iyi veya kötü yapmış olduğu tüm hizmetlerden dolayı Servet Yenitürk’e teşekkür ediyor, bundan sonraki süreçte kendisine başarılar diliyorum.

Yeni başkan Seyithan İzsiz ve yönetimine hayırlı olsun dileklerimi iletmek istiyorum.

Değerli okurlar Vanspor, Van’ın doğu ile batı arasındaki gönül köprüsüdür. Vanspor bir sevdadır. Ve ne acıdır ki Vanspor bu zamana kadar hep yetim/öksüz muamelesi gördü.

Vanspor bu şehirde yıllardır konuşuluyor, yıllardır eleştiriliyor. Bölge illerine baktığımızda bir Malatyaspor gibi Süper Lig’de mücadele edebilecek takımların başında Vanspor gelmelidir. Van gibi bir şehrin o konumda olması gerekirken, maalesef çok acı ve utanç verici hususlarla karşı karşıya kalarak ne kadar sahipsiz olduğunu bir kez daha görmüş olduk.

Gerek Vanlı siyasiler, STK’lar, İşadamları, esnaflar ve gerekse de Van halkının birçok kısmı takımı kaderine terk etmeye razı geldi.

“Vanspor’dan bir şey olmaz” diyerek umudunu kesen, takımı sahipsiz bırakan, takıma destek vermeyen hiç kimse ben Van sevdalısıyım demesin. Ben Van sevdalısıyım diyenler de takımın yanında olduğunu göstersin. Van sevdalısı olmak, sadece iyi günlerde değil kötü günlerde de kendini takımın yanında olarak, ona destek olarak gösterenlere denir.

Şimdi müsaadenizle Vanspor’un Servet Yenitürk dönemine biraz değinmek istiyorum.

Takımı devraldığı günden bu güne kadar Servet Yenitürk’ün doğruları da, yanlışları da muhakkak olmuştur.

Doğru yaptığı işlerini her zaman takdir ettik ve destekledik. Bu durum bazılarını rahatsız etmiş olabilir ve bizi kendilerince Servet Yenitürk yandaşları diye nitelendirmiş olsalar da bizler bu memleketin sevdalısı olan gazeteciler olarak memleketin menfaatleri söz konusu olduğu zaman bu kent için yapılan her türlü faydalı çalışmayı cani gönülden destekledik, destekleriz.

Fakat yanlışları olduğu zaman da her zaman eleştirdik ve kim olursa olsun yanlışını da yazmakla mükellefiz.

Amma velakin bir gerçek var ve birçoğumuz bu gerçeği kabullenemiyoruz.

Servet Yenitürk, takımın başına geldiği günden bu güne kadar takım ne kadar kötü olursa olsun hep üst sıralara oynadı. Ortada bir başarı var mı? Diye soracak olursanız, ben buna kesinlikle evet derim. Hatta Vanspor’un 2. Lig’e yükselmesi de bu başarının bir meyvesidir.

Herkes çok basit görüyor ama takım şampiyonluktan sonra iki sezon boyunca Play-Off’a oynadı. Soruyorum size Vanspor 8 yıl boyunca 3. Lig’de neden kaldı. Bir zamanlar küme düşme hattına kadar gelen bu takımı bu duruma kimler getirmişti. Takımda kim ne derse desin bir başarı kesinlikle var. Takım her geçen gün bu başarının üstüne koyarak devam edecektir buna da inancım var. Fakat bu işler öyle lafla olmuyor. Çok büyük maddi imkanlar lazım. Takımın en önemlisi morale ihtiyacı var. Maddi ve manevi destek olmazsa bu takım bu yükü çok uzun bir süre kaldıramaz. Bu yükün üstesinden gelinmesi için destek şarttır.

Gelelim Servet Yenitürk’ün kulüpten alacağı 10 milyon değerindeki bütçeye.

Bu noktada hepinize empati yapmayı tavsiye ediyorum. Kendinizi Servet Yenitürk’ün yerine koyup bir düşünün. Kulübe kendi cebinizden 10 milyon gibi bir para harcamışsınız. Hiçbir yerden destek alamıyorsunuz, kimse takıma sahip çıkmıyor ve tüm yük sizin omuzlarınızda. İstediğiniz ve beklediğiniz desteği göremeyince gücünüzün daha fazla yetmeyeceğini anlayıp kulübü bırakma kararı alıyorsunuz. 10 milyon gibi bir paradan vazgeçebilmeniz kolay mı? Bakın 10 milyon diyorum. Eski parayla 10 Trilyon para. Bugün 10 milyonu kimse kolay kazanmıyor. Haliyle Servet Yenitürk, 2 milyonu takıma hibe edeceğini söyleyerek geriye kalan 8 milyon alacağını talep etmesi de gayet normal değil mi?

Bugüne kadar bu takıma bu kadar katkı sağlayan olmadığı gibi bunun iki katı borçla takımı bırakanları da gördük.

Ve en nihayetinde Servet Yenitürk, son açıklamalarında tüm alacaklarından feragat ettiğini de açıklayarak herkesin söylemlerini boşa çıkarmış oldu.

Peki ya her gün takımı eleştirip ona buna çamur atanlara ne demeli. Takım feshedilme aşamasına geldiğinde neden sesleri çıkmadı. Takıma neden sahip çıkmadılar.

Ben buradan onlara müjdeyi veriyorum onların tabiriyle artık Servet Spor diye bir takım yok.

Bundan sonraki süreçte kendilerini de takıma ne kadar faydalı olduklarını da göreceğiz.

Dilerseniz Servet Yenitürk’ün Vanspor’daki kariyerine kısaca göz atalım.

Yaklaşık 9 yıl boyunca 3. Lig’de mücadele eden ve sürekli küme düşmemeye oynayan bir takımdı Vanspor. O zaman ki ismiyle Van Büyükşehir Belediyespor…

 

SERVET YENİTÜRK GÖREVİ DEVRALDI!

Dönemin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sayın Murat Zorluoğlu ekonomisi güçlü profesyonel anlamda daha iyi yönetilmesi konusunda iş adamlarından oluşan bir yönetimle Van Büyükşehir Belediyespor’u güçlü ellere bıraktı. Servet Yenitürk başkanlığında Van’ın birçok önemli ismi yönetimde yer alarak Van Büyükşehir Belediyespor’un daha güçlü bir şekilde ilerlemesi için görevi devraldı.

8 Ocak 2018 yılında Van Büyükşehir Belediyespor başkanlık seçimine gitti. Servet Yenitürk ve yönetimi tek liste halinde girdikleri seçimi kazandı.

Servet Yenitürk’ün başkanlık ettiği yönetimde; Aslan Bayram, Bedrettin Gökçenay, Necmettin Çok, Abdulkahar Eraslan, Bilal Emre Yörük, Mehmet Biçer, Senar Kaplan, Murat Beyaz, Osman Sevinç ve Nizamettin Ağar gibi önemli birçok isim yer aldı.

Kentte yeni bir hava, yeni bir güç olarak görülen Van Büyükşehir Belediyespor artık taraftarın büyük favorisi haline gelmişti.

 

TAKIMIN BAŞINA FEYYAZ UÇAR GETİRİLDİ

Başkan seçildikten sonra takımın başına teknik direktör olarak Beşiktaş’ın efsane isimlerinden Feyyaz Uçar’ı getiren Servet Yenitürk ve yönetimi 2017-18 sezonunda ligi 9. Sırada tamamladı.

Bir sonraki yıla daha güçlü transferlerle başlayan Van Büyükşehir Belediyespor, 2018-19 sezonunda 28 Mayıs 2019 tarihinde Play-Off’ta Erokspor’u 2-1 mağlup edip Şampiyon olarak 2. Lig’e yükseldi.

 

TAKIMDA DEĞİŞİKLİĞE GİDİLDİ

Sezon içerisinde ciddi çalışmalar içerisinde girişimlerini sürdüren Servet Yenitürk, yönetimden beklenilen desteği göremediğini belirterek 2019 yılında genel kurula giderek Van Büyükşehir Belediyespor’un İsmini, Logosunu ve yönetimini değiştirdi.

Van Büyükşehir Belediyespor olan takımın ismi Vanspor Futbol Kulübü olarak değiştirildi. Takıma yeni bir logo yapıldı ve yeni bir yönetim belirlendi.

Yeni yönetimde; Servet Yenitürk, Ekrem Yalçın, Ömer İnanç, Abdulkadir Çetin, Oktay Ukay, Ebubekir Şahin, Türkay Özbey, Murat Çevik, Cafer Kanpolat, Fikret Yöntem, Süleyman Can, Şakir İşleyen, Fatih Akdeniz, Mehmet Biçer, Adnan Bayram gibi isimler yer aldı.

 

Aslında tamda buraya kadar her şey taraftarın gözünde çok iyi gidiyordu. Ne olduysa bundan sonraki süreçte oldu.

Takımda şampiyonluk havası varken ve tüm taraftarlar coşkuyla maçları takip ediyorken üst üste alınan kongre kararları, sürekli değişen yönetimler takımın imajını zedelemişti.

Takımın maddi anlamda zorluklar yaşadığını ve bu şartlar altında takımı yürütmenin çok zor olduğunu söyleyen Servet Yenitürk, takıma destek olunması yönünde çağırıda bulundu.

İstenilen ve beklenilen desteği bulamayan Yenitürk, kongrede aday olmayacaklarını açıkladı.

 

VANSPOR’A SÜRPRİZ ADAY: MURAT ÇEVİK

Yenitürk’ün aday olmayacağını açıklamasının ardından önceki yönetimde bulunan Murat Çevik, Vanlı birçok işadamının bulunduğu bir yönetimle birlikte aday olacaklarını ve Vanspor’a talip olduklarını söyledi.

Murat Çevik’in yönetiminde; Ekrem İncel, Ferman Yıldırım, Fevzi Donat, Abdulkadir Çetin, Nazım Karakoç, Osman Sevinç, Kamuran Sarıkaya, Şerif Erbenzer, Abdullah Arvas, Ferhat Kıyak, Gökhan Bayramoğlu, Özcan Kara, Bekir Bozkızıl, Kaya Ortasaç, Turgay Atacan, Zeynel Çalı, Vedat Dursun, Erol Temel, Cahfer Yiğin, Halil Pektaş, Ferhat Atmacan gibi isimler yer aldı.

Gün geldi çattı. Kongrede başkanlık için Servet Yenitürk adaylığını bırakmazken, 2 aday yer aldı.

Yeterli çoğunluğun sağlanmamasından dolayı kongre bir hafta ertelendi.

Bir sonraki hafta yönetim listelerini divan heyetine sunan Turgut Lenk’in listesi geçersiz sayıldı. Murat Çevik ise kendisine söz verilmediği gerekçesiyle usulsüzlük yapıldığını savunup adaylıktan geri çekilerek salonu terk etti.

Servet Yenitürk ise Murat Çevik ve yönetiminin samimi olmadığın, sadece şov yaptığını savundu.

 

SERVET YENİTÜRK DEVAM KARARI ALDI

Kongrede başka aday bulunmazken, Servet Yenitürk takımı sahipsiz bırakmamak için devam kararı aldıklarını açıkladı.

Şampiyonluk sonrası iki yıl üst üste Play-Off başarısı gösteren takımda her şey belirsizliğini koruyordu.

2020-21 sezonunun tamamlanmasının ardından Servet Yenitürk, mevcut şartlarda takımı yürütemediklerini ve böyle giderse aday olmayacaklarını belirtti.

 

SERVET YENİTÜRK İSTİFA ETTİ

Kamuoyunda bazı işadamları tarafından eleştirilen Yenitürk, eleştirileri gerekçe göstererek Vanspor Futbol Kulübü Başkanlığı’ndan istifa ettiğini tüm basın camiasının önünde açıkladı.

Yenitürk istifa konuşmasında; “Biz bugün yeni bir yönetimle devam edeceğimizi açıklamak için böyle bir toplantı düzenlemiştik. Fakat bazı işadamlarının eleştirilerine, hakaretlerine maruz kaldık. Benim takımı kendi şirketimmiş gibi kullandığımı söyleyenler var. Takımı bırakmayacağımı söylüyorlar. İşte bırakıyorum, gelip yönetsinler” diyerek istifasını açıklamıştı.

Servet Yenitürk’ün istifa etmesiyle birlikte Vanspor’a kayyum atanacağı ve aday çıkmaması halinde takımın feshedilme aşamasına kadar gelebileceği söylendi.

 

ADAY ÇIKMADI

Servet Yenitürk’ün istifa etmesinin ardından başkansız kalan Vanspor, kongreye gitti ve maalesef Vanspor’a aday çıkmadı. Kongre bir hafta sonrasına ertelenirken, Vanspor’un feshedilmemesi için bir adaya ihtiyacı vardı.

 

SERVET YENİTÜRK GEÇİCİ OLARAK ADAY OLDU

Ertelenen kongreye 1 gün kala Servet Yenitürk basın mensuplarıyla bir araya gelerek takımın feshedilmemesi için geçici olarak aday olacaklarını ve daha sonrasında ise olağanüstü kongre kararı alıp yeni bir yönetim kurulacağını belirtti.

İl dışında birçok işadamı ve siyasi kişilerle görüştüklerini söyleyen Yenitürk, kendilerinden oluşacak bir yönetim kurulacağını açıklamıştı.

 

TURGUT LENK FIRSAT KOLLADI

Kongre günü geldiğinde, sürpriz olarak karşımıza yine Turgut Lenk aday olarak çıkmış başka aday olmamıştı.

Turgut Lenk’in divan heyetine sunduğu listesi üyelikleri olmadıkları gerekçesiyle tekrar geçersiz sayıldı. Bununla birlikte başka aday olmadığı için kongre yine son haftaya kaldı.

 

SERVET YENİTÜRK DÖNEMİ SONA ERDİ

Sürekli kongrelerle gündeme gelen Vanspor’da beklenen gün nihayet geldi.

Ertelenen kongrede Seyithan İzsiz ve yönetimde bulunan birçok önemli isim tek liste halinde gerçekleşen kongrede görevi devraldı.

Servet Yenitürk dönemi bu kongre ile sona ererken, Seyithan İzsiz ve yönetiminin ‘Vefa Grubu’ dönemi başladı.

Seyithan İzsiz’in yönetiminde ise; Servet Yenitürk, Mehmet Avcı, Veysel Ürüm, Abdulkadir Çetin, Mehmet Akın Dinçer, Adnan Bayram, Mehmet Can Yağar, Oktay Ukay, Osman Halitoğulları, Özcan Kara, Çetiner Çetin, Mehmet Yasin Ertürk, Av. Serdar Kartal, Müjdat Çelik, Av. Orhan Yıldırım, Levent Cankurtaran, Hasan Aydinç, Dikmen Kaya, Yavuz Kuşan ve Feyat Kıyak.

Yedek listede ise İsmail Ayaz, Bülent Çelik, Mehmet Kızıloğlu, Nurullah Abukan, Vedat Dursun, Murat Deniz, Selami Ertana, Fikret Aygün, Bülent Bardak, Sami Avcı, Murat Özden, Ümit Teymur, Mehmet Fatih Sarp, Harun Çakı, Yunus Emre Aykaç, Faruk Karçık, Murat Atmaca, Nevzat Aslan, Ömer Dengiz, İkram Çakar ve Halis Güngör yer aldı.

Denetim Kurulu asil listesinde Cafer Kanpolat, İbrahim Tektaş, Mehmet Selim Öğünmez yer alırken, yedek listede ise Kubilay Önay, Soner Halişoğlu ve Baran Ermin yer aldı.

Disiplin kurulu asil listesinde ise Özer Polater, Mehmet Kenan Bekleyen ve Osman Çiçekel yer alırken, yedek listede ise Ercan Dülger, Batuhan Özaltun ve Kadir Pilge yer aldı.

 

SERVET YENİTÜRK ALACAKLARINDAN VAZGEÇTİ

Servet Yenitürk, gerçekleşen kongrede söz alarak yaptığı açıklamalarla birçok kişiyi duygulandırırken, konuşması salonda bulunanlar tarafından büyük takdir topladı.

Herkese tek tek teşekkür eden Servet Yenitürk, dargın ve kırgın olduğu herkesten de helallik istedi.

Kulübün kendisine yaklaşık 10 Milyon gibi bir borcu bulunurken, Servet Yenitürk bu alacaklarından feragat ettiğini duyurdu. Takıma sponsorluk bedeli olarak alacaklarından feragat ettiğini söyleyen Yenitürk, büyük takdir topladı.

Vanspor yeni bir oluşumla Vefa dönemini başlattı. Takımda birçok şey sil baştan başlayacak.

Yeni yönetime tekrar hayırlı olsun diyor, yeni görevlerinde başarılar diliyorum.

Devamını Oku

Nerede Adalet! Maaş var, hizmet yok!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tüm ülkede olduğu gibi Van’da da en büyük sorunların başında işsizlik sorunu gelmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye genelinde yaklaşık yüzde 14 oranında bir işsizlik bulunurken, Van’da ise yaklaşık yüzde 25 civarında bir işsizlik sorunuyla karşı karşıyayız.

Yani bu rakamlara göre Van’da her 4 kişiden 1’i işsiz. Geriye kalan 3 kişiden 1’i ise maalesef ki asgari ücretin altındaki fiyatlarda çalışıyor. 

İşin bir de farklı bir boyutu var. Kamu kurumlarında personel olarak görünüp maaşını oradan alan fakat başka yerlere, kişilere hizmet eden ve hatta personel olarak göründüğü kuruma hiç uğramadan devletten maaş alarak yan gelip yatanlar var.

Peki bunca işsiz, aşsız insan varken bu tür haksızlıklara müsaade edilmesini sağlayan veya buna göz yumanlar kimlerdir?
Hak, hukuk denince kendilerini yere göğe sığdıramayan sözde adalet savunucuları, bu şehri yöneten başrol karakterleri olan siyasiler, halkın hizmetkârı olmak, sıkıntılarını gidermek, sorunlarını çözmek yerine önce kendi yalakalarını güvence altına alıyor. Bin bir çaresizlikle ayağına kadar gelip yalvaran vatandaşı kulak arkası yapıp elinin tersiyle geri çevirenler, seçim dönemlerinde hangi yüzle gidip o vatandaştan oy isteyebiliyor. Merak etmiyor değilim!
Gençleri önemsiyoruz, gençler bizim geleceğimizdir diyerek meydanlarda gövde gösterisi yapanlar, iş isteyen kaç gence istihdam imkânı sağladı? Kendi eş, dost, akrabaları hariç…

Kendi siyasi teşkilatlarında gönüllü olarak ‘Dava Aşkı’ ile hizmet ediyor gibi görünen mensuplarının şahit olduğum birkaçı kamu kurumlarında kamu personeli olarak görünüyor.
Fakat işin ilginç tarafı bu kişiler devletin kurumundan maaş alıyor ama devletin kurumuna uğradığı yok.
Böyle bir çalışma sistemi var mı? Eğer varsa bende çalışayım!
Tabi doğru benim gibileri o tür yerlere almazlar, referansım yoktur veya verilen listelerde adım yazmıyordur. 
Parti veya teşkilat yetkilileri bu kişilere iş verdiği gibi bir de yetki veriyor olmalı ki bu şahıslar teşkilat adına kendilerince karar alabiliyorlar. Parti ismini kullanarak peşkeş çekebiliyorlar. İşte bu işin en vahim yanı.

Bahse konu olaylar birçok kişinin şahit olduğu ve bizzat şahsımın da tanıklık ettiğim gerçek bir olaydır.
Adaletten, haktan, hukuktan bahsedenlerin yapmış olduğu bu adaletsizliği ve haksızlığı tüm kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Devamını Oku

BEŞİKTEN MEZARA…

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hayatın asıl gayesini gerçekten anlamak istiyorsanız 1 günde anlayabilmeniz mümkün…

Sabah uyandığınızda kendinizi şehrin yollarına bırakın. Cadde cadde, sokak sokak gidebildiğiniz her yere gidin ve insanların hayat mücadelesini seyredin. Emin olun ki bir birinden farklı birçok hayat mücadelesine şahitlik edeceksiniz. Bu hayata gelişinizin asıl gayesinin ne olduğunu şahit olduklarınızdan sonra çok net anlayacaksınız.

Bir yanda varlık içinde yaşayan insanlar, diğer yanda yokluk ile mücadele eden insanlar göreceksiniz.

Bir evin önünde şehit taziyesi, bir başka evin önünde ise kına gecesi…

Bir yanda hüzün ve acı, diğer yanda ise sevinç ve mutluluk göreceksiniz.

Bir yanda hastası için şifa bekleyen, diğer yanda sağlığını hiçe sayan madde bağımlıları…

Bir yanda can kurtarma mücadelesi veren ambulansların siren sesleri, diğer yanda can almak için sıkılan silah sesleri duyacaksınız.

Bir yanda hayata gözlerini yumanlara veda, bir yanda ise yeni doğanlara merhaba…

Bir yanda iyi kalpli hayırseverler, diğer yanda ise kötü kalpli gaddarlar göreceksiniz.

Bir yanda secdeye kapananlar, diğer yanda âlem yapanlar…

Bir yanda işsiz, aşsız, çaresiz olanlar, diğer yanda lüks otomobilli işadamları göreceksiniz.

Bir yanda hüküm giyenler, diğer yanda özgürlüğüne kavuşanlar…

Bir yanda sırtında taş taşıyanlar, diğer yanda baba parası yiyenleri göreceksiniz.

Bir yanda sevgi-saygı-birliktelik, bir yanda kin-nefret-menfaat…

Kısacası bir yanda doğruları görüp, diğer yanda yanlışlara tanıklık edeceksiniz.

İşte bu yaşam mücadelelerine şahitlik ettiğinizde doğru ile yanlışı daha iyi ayırt edebileceksiniz. Şahit olduğunuz herkesin tek ortak paydası var, insan olmak…

Herkes farklı imtihanlara tabi tutulduğu gibi hiç kimsenin yaşam şartları eşit olmayabiliyor. İşte bizim bu noktada hayatın asıl gayesinin ne olduğunu bilip, ona göre bir yaşam sürdürmemiz gerekiyor.

 

“Terbiye Anne-Babadan geçer” derdi büyüklerimiz.

Topluma faydalı, vatana ve millete hayırlı evlatlar yetiştirmekti büyüklerimizin gayesi… Edep sınırlarını aşmayan; büyüğe saygı, küçüğe sevgi gösterilmesi gerektiği öğretildi bizlere. “Oku doktor ol, savcı ol, polis ol” deyip, her gün farklı nasihatler ederdi bize büyüklerimiz. Bırakın büyüklerimize cevap vermeyi, açıklama bile yapamaz başımızı önümüze eğer saygımızı bozmazdık. Belki imkânlarımız kısıtlıydı özel okullarda okuyamadık, dershanelere gidemedik ama 12-13 yaşlarında başladık ekmek parası kazanmaya… Büyüklerimizin her sözünü kulağımıza küpe ettik. Her zaman ve her şartta halimize şükretmesini bildik. İşte biz bu şekilde anladık hayatın asıl gayesini.

 

Günümüz şartlarında hayatın asıl gayesinin ne olduğunu bilmeyen yeni nesiller yetişmekte. Toz pembe hayallerle, zamanın yüzde 75’ini dijital ortamlarda geçiren yeni nesiller yetişmekte. Üstelik daha rahat, daha konforlu, daha bol imkanlar içinde olmalarına rağmen, bu imkanları başka türlü kullanmaya çalışan yeni nesiller yetişmekte. Doktor olması için sunulan imkanları fenomen olmak için kullanan yeni nesiller yetişmekte. Ve bu nesli, buna müsaade eden anne-babalar yetiştirmekte. Başta da dediğim gibi “Terbiye Anne-Babadan geçer” derdi büyüklerimiz. Şimdiki anne-babalar ilk olarak bu terbiyeyi çocuklarına aşılamak yerine, 5 yaşına gelmeden eline tablet verir olmuş. Çocuk ise o terbiyeyi sağlam bir şekilde alamadığı için anneye-babaya baş kaldırır olmuş.

 

Bu manzarayı görünce düşünmüyor değilim; nereden geldik, nereye gidiyoruz?

Buradan yeni nesil gençlere Rahmetli Müslüm Gürses’in sözleriyle seslenerek sözlerime son vermek istiyorum.

-Geçmişten geleceğe yaratılmış ne varsa, unutma ki hepsinin bir sahibi var evlat. Kul kaderini yaşar bahtında ne çıkarsa, düşmez kalkmaz bir Allah, unutma sakın evlat.

-Sev bütün insanları, say bütün insanları. Kin gütme unut gitsin geçmişte olanları. Dürüst ol, insancıl ol. Düşün öbür dünyayı, bir karıncayı bile incitme sakın evlat…

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

jokerbet

tempobet