DOLAR 9,5288-0.08%
EURO 11,10260.22%
ALTIN 548,31-0,28
BITCOIN 580818-3,69%
Van

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Neme lazım Padişahım!

Neme lazım Padişahım!

İsmail Eren'in kaleminden köşe yazısı...

ABONE OL
1 Ekim 2021 15:37
Neme lazım Padişahım!
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Van’ın siyasi zincirlerini kırıp, kaderini yeniden yazmasıydı 28 Mart 2004 belediye seçimleri. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden başlayıp, iktidara ve oradan Van’a kadar uzanan bir destandı AK Parti. Van halkı da istikrar ve demokrasi istemiş, oylarının % 53.89’unu güvenerek AK Parti’ye vermiş, Burhan Yenigün ve beraberindeki meclis üyeleri olan Zahir Soğanda ve ekibine belediyeyi teslim etmişti. Mevcut başkan ve ekibi bu dönemi sadece çiçek ekmekle ve yanlış hizmet yapmakla geçirmişti. Yapılan bir sonraki belediye seçimlerinde, Burhan Yenigün ve ekibini ısrarla tekrardan genel merkeze boyayıp süsleyerek aday gösterilmesini sağlayan kişilerin bu memlekete verdiği zararı, şu anda sizler ve aynı zihniyette olanların verdiğini unutmayın.

Gelelim yazımızın anlam ve önemini belirten, kulaklara küpe hikâyemize;

Bir devlet hangi halde çöker?

Kanunî Sultan Süleyman dönemi Osmanlı İmparatorluğu’nun güçlü olduğu dönemlerden biridir lakin Padişah yine de günün birinde işler kontrolden çıkar ve devlet çökmeye yüz tutar endişesi içindedir.

Bu tür endişelerini her zaman sütkardeşi meşhur âlim Yahya Efendi’yle paylaşmayı adet edindiği için bu kez de yine ona sormaya niyet eder.

Güzel bir hatla yazdığı zarif mektubu Yahya Efendi’ye gönderir.

Mektupta şu ifadeler yer almaktadır;

-“Sen ilahi sırlara vakıfsın. Bizi de aydınlat. Bir devlet hangi halde çöker? Osmanoğulları’nın akıbeti nasıl olur? Bir gün izmihlale uğrar mı?”

Mektubu okuyan Yahya Efendi’nin cevabı çok kısa ve şaşırtıcı olmuştur:

-“Neme lazım be Sultanım!”

Bu cevabı hayretle okuyan Sultan Süleyman, buna herhangi bir mana veremez ve biraz da hiddetlenir.

“Acaba bu cevapta bizim bilmediğimiz bir mana mı vardır?” diye düşünür.

Nihayet kalkar Yahya Efendi’nin Beşiktaş’taki dergâhına varır ve der ki:

– “Yahya Efendi mektubuma cevap ver. Bizi geçiştirme, sorumu ciddiye al.”

Yahya Efendi şöyle bir bakar:

– “Sultanım sizin sorunuzu ciddiye almamak kabil mi? Ben sorunuz üzerinde iyice düşündüm ve kanaatimi size açıkça arz ettim” der.

Kanunî:

– “İyi ama ben bu cevaptan bir şey anlamadım. Sadece “Neme lazım be Sultanım” demişsiniz. Sanki beni böyle işlere karıştırma der gibi” diye sitem eder.

Yahya Efendi bu cevaptan sonra şu müthiş açıklamasını yapar:

– “Sultanım! Bir devlette zulüm yayılırsa, haksızlık şayi olursa, işitenlerde ‘neme lazım’ deyip uzaklaşırsa, sonra koyunları kurtlar değil çobanlar yerse, bilenler de bunu söylemeyip susarsa, fakirlerin, yoksulların, muhtaçların, kimsesizlerin feryadı göklere çıkarsa, bunu da taşlardan başka kimse işitmezse, işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Asayişe itaat hissi gider, halka hürmet duygusu yok olur. Çöküş ve izmihlal de böylece mukadder hale gelir.”

Geçenlerde gazetemiz Genel Yayın Koordinatörü Mustafa Yakut’un kaleminden, Van’ın kayyum tarafından yanlış yönetildiği hususları, yolların biçare durumları ve üzerinizde bulunan emanet oyların daha bir eriyip gideceği en içten duyguları ile tamamen siyasetten uzak dile getirildi.

 Çok yakın camiadan kimin kalemşoru olduğu belli olmayan, gazeteci Ayhan Yazlık başladı varan 1, varan 2 diye sıralama yapmaya…

VARAN 1: Noktasına ve virgülüne dokunmadan Van Havadis adlı gazetenin yazarlarından Ayhan Yazlık’ın yazdığı bazı konuları sizlerle paylaşalım ve birlikte değerlendirelim.

“Kimilerine göre, bazı yöneticilerin, kayyumlara istediklerini yaptıramadıkları için, bazılarının ise esnafın çektiği sorunları dile getirmek için, Kayyumların hizmetlerinden rahatsız olduğunu dile getirmeye çalışıyor olabileceğini belirtti”

-Sayın Yazlık, kimileri diye başladığınız kişiler kimdir ve siz kimin kalemşorusunuz? Yazınızda belirttiğiniz Kayyumdan bizim istediğimiz ve yaptıramadığımız nedir? Bugüne kadar odasına bile girmediğimiz ve hiçbir şey istemeye ihtiyacımızın olmadığını bile bile bunu yazıp ta ispat edemezseniz müfterisiniz.

-Sayın Yazlık, yine soruyorum size; bir gazeteci olarak tarafımıza ulaşan binlerce şikâyet var. Bu yollarla ilgili “Halk isyanda, fuzuli yapılan hizmetlerden dertli” gibi şikâyetler size iletilmedi mi? İletildiyse neden kafanızı toprağa gömüp bu halkın sesi olmadınız?

VARAN 2: Yine noktasına virgülüne dokunmadan sizlere aktaralım.

“Van’da son dönemde yaşananalar Van halkı tarafından zülüm olarak görüldü”

-Elini vicdanına koy Sayın Yazlık. Van’da son dönemde yapılan köstebek gibi yol çalışmalarında siz zulme uğramadınız mı? Yoksa siz Van’da yaşamayıp il hakkında ahkâm kesebilen beyaz yakalılardan mısın? Yine soruyorum sen kimin tarafında ve hangi vakıf, cemiyet, dernek, sivil örgüt ve siyasinin kalemşorusun?

VARAN 3: Sayın Yazlık, genel sekreterin her şeyi usulünde ve mükemmel yaptığını mı düşünüyorsun? Eğer yapılıyorsa, Van’da yaşanan sorunların sebebi sizce nedir? Kayyumlar ile ilgili yazı yazan Mustafa Yakut’un, il yönetiminde olması Van’ın sorunlarına kulağını kapatıp, tıpkı sizin gibi sessiz kalıp, lal olması mı gerekiyordu? Menfi çıkarı olmayan herkes rahat ve huzurlu bir şekilde gazeteciliğini yapar, yazısını yazar. Bu konuları Van’ın ‘’Duayen Gazetecisi’’ olarak sizin dile getirmeniz gerekmiyor muydu? İlin il yönetiminin diğer görevi de kurumların çalışmasını sağlamak değil mi?

VARAN 4: Sayın Yazlık, kayyumlar birçok ilde hakkıyla, layıkıyla iş yaptılar. Örnek olarak en yakınımız, Şırnak ilinde kayyum olup daha sonra seçimi alnının teriyle, yüreğiyle kazanan Mehmet Yarka örneğini gösterebiliriz. Mustafa Yakut yazısında geç olmadan, oylarımızı daha fazla kaybetmeden, oylarımıza ve bu memlekete sahip çıkalım demiş olamaz mı? Eğer siz kentimizde kayyumun layığı ile hizmet ettiğini düşünüp yazımızı çarpıtıyorsanız siz ve sizin cenahınızı yüce halkımıza havale ediyoruz.

VARAN 5: Sayın Yazlık, Varan 1’den, 5’e kadar konuların tamamında siz hangi taraftasınız? Ya siz bu memlekette yaşamıyor, ya da birilerinin (biz o birilerini de biliyoruz) güdümünde yazıyorsunuz.

Son olarak memlekette ‘Neme Lazım’ demeden elini taşın altına koyan, sayıları iki elin parmaklarını geçmeyecek siyasetçilere ihtiyacın hâsıl olduğu şu dönemde, Mustafa Yakut’a teşekkür ederek, yine hikâyeyi hatırlatmak istiyorum.

“Bir devlette zulüm yayılırsa, haksızlık şayi olursa, işitenlerde ‘neme lazım’ deyip uzaklaşırsa, sonra koyunları kurtlar değil çobanlar yerse, bilenler de bunu söylemeyip susarsa, fakirlerin, yoksulların, muhtaçların, kimsesizlerin feryadı göklere çıkarsa, bunu da taşlardan başka kimse işitmezse, işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Asayişe itaat hissi gider, halkta hürmet duygusu yok olur. Çöküş ve izmihlal de böylece mukadder hale gelir.”

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (1)


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

jokerbet

lunabet

youwin

hepsibahis

grandpashabet